< Büyük Ortadoğu/ Küçük Türkiye - Ragıp Duran
28.07.2006 - 14:08

Eskişehir Tecrit Karşıtlarından açıklama...


Tecrit İşkencedir

 

Türkiye cezaevlerinde 19 Aralık 2000 tarihinden itibaren bu yana uygulanan “TECRİT-TRETMAN” modeli, açık ve ağır bir insan hakları ihlalidir.


F tipi ve tadilatlı E tipi cezaevi hücrelerinde tek kişilik veya küçük grupta izolasyon esasına dayanan bu model havalandırma, görüş, okuma, giyim, sağlık gibi temel ve vazgeçilemez hakları dahi “ıslah yaptırımı” adı altında kısıtlamakta veya yok etmektedir, tutuklu ve hükümlülerin fiziksel sağlığında ruhsal bütünlüğünde, kültürel ve siyasal kimliklerinde telafisi mümkün olmayan hasarlar bırakan ve maalesef bunu amaç edinen TECRİT-TRETMAN sistemi ortadan kaldırılmalıdır.


20 ekim 2000 tarihinden bu yana tutuklu ve hükümlüler tarafından kesintisiz olarak sürdürülen direnişte, dışarıdan destek eylemlerinde 122 insan yaşamını yitirdi. 600 ün üzerinde insanda kalıcı fiziksel ve ruhsal sakatlıklar meydana geldi.


5 nisan “Avukatlar Gününde” , Halkın Hukuk Bürosu Avukatlarından ve Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Yönetim Kurulu üyesi Av. Behiç AŞÇI, İstanbul’daki evinde tecritin kaldırılması talebiyle “ölüm orucu” eylemine başladı. Yine cezaevlerinde ve dışarıda tecrite karşı ölüm orucu eylemi sürüyor. Hepsinin sağlığı ve yaşamı tehlike altında. Siyasal iktidarların en temel insani taleplere ilişkin vurdumduymazlığının, tecrit sorununu getirdiği bu noktada; müvekkillerinin yaşam hakkını savunabilmek için kendi yaşamını ortaya koyan Avukat Behiç AŞÇI’nın sesine artık kulak verilmelidir.


Biz aşağıda imzası bulunanlar;


Cezaevlerinde yürütülen tecrit uygulamalarının kaldırılmasına yönelik somut adımlar atılması gerektiği görüşündeyiz. Somut adımdan ne anlıyoruz?

  1. Adalet Bakanı, tecrit uygulamasının “tartışılabilir” olduğunu kabul etmeli ve bu girişimin sözcüleri ile görüşmelidir.

  2. Tartışma süreci boyunca, yani ilgili bilim adamları, meslek örgütleri, tutuklu-hükümlüler ve yakınları ile infaz idaresi bu konudaki tartışmayı tamamlayıncaya kadar;

    • Sorun yeni uygulamalarla ağırlaştırılmamalıdır.

    • Bu süre boyunca tartışma zeminine elverecek tür ve sayıda temel tecrit uygulamasından vazgeçilmelidir.

Bakanlığın bu somut adımları atması halinde; tüm tartışma zeminin takipçisi olacağımızı ve ölüm orucu eylemlerinin çözümünü sağlamak için girişimlerde bulunacağımızı bildiririz. Çağrımıza duyarsızlık, tecrit kaynaklı işkence ve ölümlerin; hukuksal ve tarihsel sorumluluğunu siyasal iktidar üzerinde bırakacaktır.


Saygılarımızla.


Eskişehir'de Tecrit Karşıtları


Üste